Düşünceler

   HOŞGELDİN İNSAN


Ben kendime hatırlatmak için yazan biriyim. Kalemin ve kâğıdın kokusuna ve dokusuna aşık bir kardeşinizim. Yazdıklarım olduklarım değil, olmak istediklerimdir. Algılamam geç olduğu için yazıyorum. Bir mesele ile ilgili ilk duyduğum ve söylediğim cümle ile sonraki düşüncelerimin çeliştiği zamanlar olduğu için yazıyorum. Fark ettiklerimi paylaşmak için yazıyorum. Yaşam, insanları esir edip düşündüremediği için yazıyorum. İşte bu evrede düşüncelerimi ve fikirlerimi yoğun insanlarla paylaşmak için en güzel araç olarak görüyorum yazmayı ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Zaman duvardaki yıllanmış saat gibi aynı şekilde durmuyor fakat dünyayı sürekli şekillendiriyor. Ve dolayısıyla bizleri, düşünce tarzımızı, bakış açımızı ve hatta davranışlarımızı bile değiştirebiliyor. Bu doğal evrime kötü demek imkânsız tabiki; çünkü zaman yaşamı değiştirdikçe kolaylaştırıyor, hayatı zorlaştırıyor. Ve zora sokan sadece kötü zihniyetli insanlar oluyor.

Zaman ilerledi ve değişti ve yeniliği fark ettim. Hisler eskisi gibi değil, algılar eskisi gibi değil. Birine yalan söylendiğinde muhakkak hissedilir oldu. Yapmacık davranışlar hissediliyor, iyi hissediliyor, kötü hissediliyor. Algılar eskisinden çok daha güçlü artık. Bu yeni insan formunu kandırmak gün geçtikçe zorlaşıyor, çoğu insan tek bakışta karakter analizi yapmaya başladı. Bu durumu fark edemeyip, sadece kendisinin böyle olduğunu düşünen ve hata yapmaya devam eden hiçbir bireyin saklanabileceğine inanmıyorum. Durum böyleyken saklanmaya hiç gerek yok bence, ellerimizi kaldıralım ve teslim olalım. Teslim olmak huzur ve mutluluk getirir.

Öyle bir toplum düşünün ki; yalan'ıbilmiyor, öyle bir toplum düşünün ki; bütün canlılara saygılı. İşte böyle bir hayatta zaman bile içerisindekilere yetişemez. Her şey tüm canlıların çıkarına olur. Zaman sadece canlılara hizmet etmek için ilerler. Böyle bir durumda hiçbir insan, ne çocukluğundan şikâyet eder nede yaşlılığından. Tabi ki şunu hepimiz çok iyi biliyoruz; Bu söylediklerimiz hiçbir toplumda tam manası ile yok. Sebebini de çok iyi biliyoruz; içinde insan var. İnsanın olduğu yerde kibir olur, insanın olduğu yerde canilik olur. Hiç uzatmaya gerek yok, insanın olduğu yerde her şey olabilir.

Ne anlatıyorsun, yok öyle bir dünya, dediğinizi duyar gibiyim. Yok diye; yalana, aldatmacaya, hak yemeye devamı edelim.Bu dünya böyle kimseyi değiştiremesin. Hal böyleyken, o yapıyorsa ben iki katını yaparım, zihniyeti taşımazsak çok daha rahat edeceğimiz aşikârdır.

Ben kendi çevremden başladım, dünyayıkuşatmaya. Ben merkez'im. Bütün canlılara ulaşamayacağım kesindir, sadece ulaşabildiklerim bana yeter. Ulaşabildiklerime insan olmayı başarabilirsem, bütün dünyaya insan olmuş olursum.

Dünyanın en kolay şeyi, dürüst ve düzgün olmak değil midir? Peki, neden olamadığımız şaşırtıcı değil midir? Maalesef.

Mesela; Hiç yalan söylemeyen biri olarak düşünün kendinizi. Üzerinizden kalkan yükü fark edersiniz. Peki, bunu bile, bile neden devam ediyoruz dimi? Bence bazı yaşantılar ufak yaşta yalana, dolana sürükler insanları(beni). Ve o insanlar o şekilde tanındığını düşünür. Ben öyle düşündüm yıllarca ve hala beynimi kemiren bir mikroptur. Hâlbuki akıllıinsanlar değişimi muhakkak fark ederler.

Fark edilmek için alacağın safı kendin belirlersin ve iyi insanları takip eder ve onları ararsın. Böyle bir aramaya koyulduğunda ilk ilken sırdaşlık olsun, sır tutabilen insanlar genel olarak iyi insanlardır. Ve sadece akıllı insanlar dürüst yaşamayı seçerler. Çünkü dürüst bir yaşam süren insan, diğerlerinden çok daha az sorunla karşılaşır. Ve hayat daha yaşanılası daha keyifli bir hal alır. Alıyor da …

Ben dürüstmüyüm? Bence Hayır …

E o zaman ne konuşuyorsun derler adama.İşte burada başa dönmek gerekir. Hatırlatmak için, olmak istediğimizi kendimize zorla yaptırmak için düşüncelerimizi kâğıda yazalım diyorum. Çünkü dil yalan söylemeye meyillidir. Herkeze her şeyi söyleyebilir fakat kalem öyle değildir, düşüncelerini tam anlamıyla gösterir ve bir belge gibi saklar. Herkeze tavsiyem; dünya görüşünüzü, nasıl biri olmanız istediğinizi not edin, hatta o notları sağa sola yapıştırın, gözünüze sokarcasına çünkü o yazı gerçek sizsiniz. Böyle bir şey yapmaya karar verdiğiniz zaman ilk yapmanız gerekenşey; kendinize yalan söylemeyeceğinize dair söz vermek. İkinci yapacağınız şey; sözünüzün eri olmak olsun.

Bir çoğumuz çocukluğundan belli bir yaşa ulaşana kadar odaklandığımız ortak hisler vardır. Mesela; Hedef

İstediğimiz yerde olabilmek için hedefler koyarız ve bazılarımız o hedefe direk gidecek davranışlarda bulunurken, bazılarımızda sıklıkla unutur ve değiştiririz. Peki, hedeflerine ulaşan insanların, ulaştıkları hedefin ne kadar doğru olduğunu nasıl anlayacağız değimli? Çok basit aslında;

Önce insani değerleri kazanmak olmalı insanların hedefi. Bu kazanıldıktan sonraki varılacak hedef ne kadar karanlık olursa olsun, o karanlıkta ay gibi parlarlarsın.